7.000 yıllık bir geçmiş, medeniyetlerin beşiği ve mavi yolculuğun doğduğu yer.
Ortalama okuma süresi: 3-4 dakika
Bodrum’un tarihi, yaklaşık 7.000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Yarımadanın bilinen en eski yerleşim alanı, Gündoğan Mahallesi’nde yer alan Peynir Çiçeği Mağarası'dır. Bu alanda keşfedilen Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı’na ait arkeolojik buluntular, Bodrum’un tarih boyunca kesintisiz bir yerleşim gördüğünü kanıtlamıştır.
Antik Çağ’da Bodrum, Halikarnassos adıyla bilinmekteydi. Lelegler, Karialılar ve Dorlar bu topraklarda yaşamış; kent, Karya Bölgesi’nin en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Tarihin Babası olarak anılan Herodot’a göre Halikarnassos, Dorlar tarafından kurulmuştur. MÖ 6. yüzyılda Pers egemenliğine giren kent, en parlak dönemine Kral Mausolos zamanında ulaşmıştır. Halikarnassos’un başkent ilan edilmesiyle şehir hızla gelişmiş, Mausolos’un anısına inşa edilen Mausoleion ise dünyanın yedi harikasından biri olarak tarihe geçmiştir. MÖ 334 yılında Büyük İskender tarafından fethedilen Halikarnassos, bu tarihten sonra eski gücünü yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştır.
- MÖ 323'te İskender'in ölümünden sonra kent ve bölge, onun güçlü generali Antigonos’un politikasıyla özgür ve demokratik bir yönetime kavuşmuştur.
- MÖ 301'deki İpsos Savaşı'nın ardından generaller arasında imzalanan antlaşmayla şehrin bağımsızlığı tanınmıştır. MÖ 3. yüzyıl boyunca ise Mısır Krallığı'nın müttefiki olmuştur.
- MÖ 188'de imzalanan "Apameia Barış Antlaşması" uyarınca Halikarnassos yeniden özgürlüğüne kavuşmuştur.
- MÖ 129 yılında Roma'nın Asya eyaletine bağlanan kent, eski parlak günlerinden uzak, küçük bir yerleşim yerine dönüşmüştür.
- MÖ 80 yılında Korsan Verres'in saldırısına hedef olmuş ve yağmalanmıştır.
Bölge, İmparator Augustus dönemine kadar ağır vergiler ve korsanlık faaliyetleri nedeniyle yoksullaşmıştır. Augustus döneminde ise az da olsa yeniden önem kazanarak son parlak dönemini yaşamıştır. Ancak Roma Dönemi'ndeki (MS 1. ve 2. yüzyıl) tüm toparlanma çabalarına rağmen şehir, eski ihtişamlı günlerine bir daha geri dönememiştir.
- MS 26 yılında Roma’ya giden Halikarnassos heyeti, İmparator Tiberius adına yapılacak tapınağın kendi şehirlerinde
inşa edilmesini istemiş ve şehirde 1200 yıldır deprem olmadığını iddia etmiştir. Kentin yeniden kalkınmasını sağlamayı
amaçlayan bu çabalar ne yazık ki sonuçsuz kalmıştır.
- MS 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Halikarnassos, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu hakimiyetinde kalmıştır.
Hristiyanlığın yükselişiyle birlikte kent, Afrodisias Başpiskoposluğu'na bağlı bir piskoposluk merkezine dönüşmüştür.
- MS 12, 13 ve 14. yüzyıllarda meydana gelen şiddetli depremler sonucu harabeye dönen Halikarnassos, sonraki iki asırlık
Bizans dönemi boyunca adeta sessizliğe bürünmüş ve şehri geleceğe taşıyacak nüfusunu kaybetmiştir.
Roma ve Bizans dönemlerinde küçük bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdüren Bodrum, MS 13. yüzyıldan itibaren kısa bir süre Menteşe Beyliği sınırları içinde kalan kent, 1403-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından inşa edilen kale ile önemli bir stratejik üs haline gelmiştir. Bu dönemde inşa edilen Bodrum Kalesi, günümüzde de şehrin en önemli simgelerinden biridir. Bodrum, 1523 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmıştır.
1530 tarihli Osmanlı tahrir defterine göre Bodrum Kalesi'nde; 1 kale komutanı (Dizdar), 1 komutan yardımcısı (Kethüda), 4 topçu, 1 marangoz, 1 duvar ustası, 1 mahzen sorumlusu ve bir miktar asker görev yapmaktaydı. Bu dönemde, bugün kendi adıyla anılan beldede doğan; Oruç ve Hızır Reislerle birlikte Akdeniz’deki Türk egemenliğini zaferlerle pekiştiren ünlü denizci Turgut Reis de bölgenin yetiştirdiği en önemli isimlerden biridir. Dönemin bir diğer büyük denizcisi Piri Reis ise haritalarında Bodrum’da küçük bir kalenin ve önünde geniş bir limanın bulunduğunu kaydetmiştir.
- 1671 yılında Bodrum'u ziyaret eden Evliya Çelebi, ünlü Seyahatname'sinde kale çevresinin henüz tam olarak yerleşime
açılmadığını ve kaledekilerle birlikte burada en fazla 100 kişinin yaşadığını belirtmiştir. Buna karşın limanın,
200 gemiyi barındırabilecek kapasitede olduğunu not düşmüştür.
- 1720'lere kadar adeta bir harabe görünümünde olan Bodrum'un kaderi, Eğribozlu Kızılhisarlı Kaptan Mustafa Paşa'nın
bölgeye gelmesiyle değişmiştir. Mustafa Paşa'nın kalenin yakınına kendi adını taşıyan bir cami yaptırmasıyla birlikte
Bodrum'da sosyal hayat yeniden canlanmıştır.
- 1770 yılında Bodrum, Rus donanması tarafından bombalanmıştır. Bu saldırının ardından, kale çevresindeki yerleşim ve
nüfus hareketliliği yeniden artış göstermiştir.
- 1775 yılına ait Osmanlı arşiv kayıtları, Rus donanmasının Çeşme’de Osmanlı gemilerini yakması üzerine yeni savaş gemilerinin
inşası için Bodrum’da bir tersane kurulduğunu göstermektedir. Bu tersanede, 1784-1831 yılları arasında boyları 38 ila 47 metre
arasında değişen çeşitli kalyonlar inşa edilmiştir.
- 19. yüzyılın sonlarında Bodrum’da, 100'ü sünger avcılığı, 100'ü ise balık ve ahtapot avıyla geçinen 200 teknenin bulunduğu bilinmektedir.
Şehir bu dönemde, Aydın Vilayeti'nin Menteşe (Muğla) Sancağı'na bağlı bir kaza olarak yönetilmiştir.
- Tarihi Bodrum Kalesi, 1895 yılından itibaren ise hapishane olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı yıllarında, 1915'te, "Duplex" adlı Fransız savaş gemisi Bodrum'u ateşe tutarak karaya yanaşmak istemiş; ancak yerel halkın güçlü direnişi sayesinde işgali gerçekleştiremeden geri çekilmek zorunda kalmıştır. Milli Mücadele döneminde ise kent, 11 Mayıs 1919’dan 5 Temmuz 1921 tarihine kadar yaklaşık 2 yıl 2 ay boyunca İtalyanların işgali altında kalmış, bu tarihten sonra tamamen Türk hâkimiyetine geçmiştir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Bodrum; kara yolu ulaşımının olmaması sebebiyle dış dünyayla bağını sadece deniz yoluyla kurabilen, beyaz evleri, süngerci ve balıkçılarıyla sakin bir sahil kasabası görünümündeydi. Bu dönemde kent; çevre köylerden develerle ve katırlarla getirilen tütün, incir, üzüm ve badem gibi ticari ürünlerin gemilere yüklendiği küçük bir liman merkezi olarak işlev görmüştür.
1925 yılında sürgün olarak Bodrum’a gelen "Halikarnas Balıkçısı" Cevat Şakir Kabaağaçlı, kentin kültürel ve edebi kimliğinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Onun doğaya, denize ve Ege insanına duyduğu tutkuyla kaleme aldığı eserler sayesinde Bodrum, kısa sürede sanatçıların ve aydınların odak noktası haline gelmiştir. Bugün küresel çapta bir marka olan “Mavi Yolculuk” kavramı da bu eşsiz coğrafyada doğmuştur. 1960’lı yıllardan itibaren turizmin gelişmesiyle birlikte hızlı bir dönüşüm sürecine giren Bodrum, geleneksel tarihi dokusunu modern yaşamla harmanlamayı başararak günümüzdeki popülerliğini kazanmıştır.
Bodrum Kalesi'nden Antik Tiyatro'ya Bodrum'un en önemli tarihi ve turistik yerleri. 2026 yılında Bodrum'da görmeniz gereken tüm popüler noktalar.
Yerleri İncele